|
W - İlaç sektörünün yapısının değiştiğini, otoritenin gücünün ve eczacıların öneminin arttı ifadeniz ile ilaç sanayinin geleceğini sıkıntılı mı görüyorsunuz?
EB - Türk ilaç sektörü çok oturmuş bir sektör. Yatırımı yüksek olan bir sektör. Nüfusun büyüme oranının yüksek olması, ekonomik durumun daha iyiye gitmesi, ilaca ulaşımın daha rahat olması pazarı büyüten faktörler arasında. Önümüzdeki yıllarda da ilaç sektörümüzün büyümeye devam edeceğini düşünüyorum. Resmi otoritenin ilaç harcamalarını kontrol ederek harcamalarını azaltmaya çalışması sektörümüzün gelişmesi ve gerekli yatırımın ve istihdamın sağlanması açısında problem yaratacağını düşünüyorum. Bence akılcı ilaç kullanımı ve koruyucu hekimliğe odaklanmak ilaç sektörünün sağlıklı büyümesini sağlamak açısından önem kazanacaktır.
W - Kutuda büyüme son 3 yılda hafif sıkıntı olsa da tutar ve Rx de sanırım TR nin çok üzerinde büyüdünüz? Paylaşır mısınız?
EB - TL bazında Son 5 yılın en fazla büyüyen firmasıyız. Kutu bazında büyümemizin düşük olması Dulcaryl, Sanpa gibi adet olarak çok sattığımız bazı ürünlerin geri ödeme dışına alınması nedeniyledir. Bu büyümenin altında başarı odaklı HARİKA BİR ekip, Ar-Ge’ye, yeni ürüne verdiğimiz önem büyük paydada.
W - ATC sınıflarında J , A, M alanlarında güçlüsünüz (Bilim içinde 3 sınıf %70 pay ) geleceğinizi hangi sınıflarda görüyorsunuz? Neoplastik ve hi-tech ürünlerde yakın geleceğinizde yer var mı?
EB - Stratejik planlama çalışmalarımızda bundan 7-8 yıl önce kronik pazarların büyüyeceğini tahmin etmiş ve bu pazarlara girme kararı vermiştik. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda kronik pazarlardaki ilaçların firmamızdaki payları her geçen gün artacaktır.
W - Bilim denince akla enfeksiyon hastalıkları tedavi ilaç pazarında uzman-lider imajı geliyor bu değişmeli mi?
EB - Bence hayır. Hastalıkların dağılımını incelediğimizde, ülkemizdeki koruyucu hekimlikle ilgili problemlerden dolayı enfeksiyon hastalıkları ülkemizde sık görülüyor. Bu durum önümüzdeki yıllarda azalsa bile hala enfeksiyon hastalıkları ilaçlarının sıklıkla kullanılacağına inanıyorum.
W - %5 AR-GE payı? Ulusal ilaç sanayi için alışılmadık bir rakam bunu nasıl başardınız? EB - Artık bir firmanın geleceği yeni ürüne ne kadar kısa sürede ulaşabildiği ile ilgili. Bu yüzden Ar-Ge’ye büyük bir yatırım yapıyoruz. Şu anda Türkiye’nin en büyük Ar-Ge’si bizde. 110 “Bilim” insanı çalışıyor. Ar-Ge merkezi onayını almış durumdayız ve birçok işbirlikleri ile (Tubitak gibi ) çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dünya standartları ile yaşamak durumundayız
W - Sektör çalışanlarını nasıl bir gelecek bekliyor?
EB - Sektörümüzde çok yüksek kalitede insan kaynağı çalışıyor. Üniversite bitirmiş çalışan oranı çok fazla. Bu sektörde yetkin ve yetişmiş özellikle ne istediğini bilen insanlara her zaman yer olacağına inanıyorum.
W - 2004 yılında EFQM Mükemmellikte Yetkinlik Onayı ve 2006 yılında TÜSİAD KalDer tarafından verilen Ulusal Kalite Büyük Ödülü'ne,‘Avrupa İş Ödülleri’ yarışmasında Türkiye’yi, “Yılın İş Ödülü” kategorisinde temsil etme hakkını kazanan tek Türk şirket oldu. Bunları ne zaman ve nasıl hayal ettiniz?
EB - Biz ödül almak için çalışmalar yapmıyoruz. Kurumsal yönetim konusunda oluşturduğumuz sistemler ve bu sistemlerin yayılımı bu sonucu getiriyor. Firmamızda öğrenen bir organizasyon oluşturduk ve değişimi yaptığımız her işin başına koyuyor ve yaptığımız her çalışmayı geliştirmeyi ve iyileştirmeyi hedefliyoruz. Ve ödüller ardından geliyor.
W - Bilimin misyonu ( 1953 den sonra ) 2011 de nedir? Sizin üstlendiğiniz misyonunuzda diğer ulusal ilaç firmalarından farkınız var mı?
EB - Bilim İlaç olarak kuruluşumuzdan bu yana değişmeyen bir misyonumuz var: modern ve ileri teknolojiye sahip tesislerimizde uluslararası standartlara uygun olarak, insan sağlığını korumayı ve tedaviyi sağlayan ilaçları, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutarak geliştirmek ve üretmek…
Bu süreçte bize yol gösteren tecrübemiz, yukarıda çoğu defa sıraladığım birçok faktör ile birleşti ve bu bizi farklı yaptı üst sıralara taşıdı.
W - İK üzerine oyun kuruyor gibisiniz? Organizasyonda en stratejik – devrimci birim sizce İK mı?
EB - Organizasyonlarda tüm birimlerin farklı stratejik önemi bulunuyor. Ancak İnsan Kaynakları’na yapılan yatırımın, teknoloji ve sermaye yatırımlarından daha yüksek getirisi olduğuna inanıyorum. İnsanı bir kaynak olarak değil, bir değer olarak görüyor ve bu bilinçle İK uygulamalarımızı hayata geçiriyoruz.
W - Kurumsal Sorumluluk Raporunuzu açıklar mısınız? Kurullar nelerdir?
EB - Biz Bilim İlaç’ta iş ve üretim süreçlerimizi “İyi kurumsal vatandaş” olma bilinci ve sorumluluğuyla yönetiyoruz. Bu bilinç aynı zamanda şeffaf olma gerekliliğini de beraberinde getiriyor. 2010 yılında Türk ilaç sektörünün ilk Kurumsal Sorumluluk Raporu’nu hazırlarken şirketimizin ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerini şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde paylaşmanın yanı sıra, bu alanda örnek oluşturacak, ilham verecek projelerimizi de iç ve dış paydaşlarımıza anlatmak üzere yola çıkmıştık. Yeni yayınladığımız ikinci raporumuzda ise kapsamı daha da genişletirken, raporlama konusunda da öncü ve örnek olmak adına iki uluslararası standarttan faydalandık. Küresel İlkeler Sözleşmesi ve uluslararası raporlama standardı kuruluşu Global Reporting Initiative (GRI)’in G3 standardı raporumuzun hazırlanmasında bize yol gösterdi.
Kurumsal Sorumluluk raporumuzun oluşturulmasında büyük emeği olan Sürdürülebilirlik Kurulumuz gibi, şirketimizde birçok önemli uygulamanın çıkış noktası olarak kurullarımız bulunuyor. Çalışanların orta ve uzun vadeli beklentileri ile yaratıcı ve yenilikçi fikirlerin görüşüldüğü kurullarımız aracılığıyla, çalışanların yönetimsel kararların bir parçası olması ve ekip çalışmasının desteklenmesi sağlanıyor.
W - Hukuk Danışma Birimi & Psikolojik Danışma Merkezi projeleriniz nasıl gelişti? Buradan nasıl feed-back ler aldınız?
EB - Günümüzde, özellikle iş ve özel yaşam dengesine ilişkin sorumlulukları birlikte yürütmek, çalışanların zorlanmasına yol açabiliyor, çalışanlar iş-özel yaşam dengesini korumada desteğe ihtiyaç duyabiliyorlar. Bilim İlaç olarak çalışanlarımızın iş-özel yaşam dengelerini korumak amacıyla Bilim Ailem faaliyetleri kapsamında, aktivite ve danışma merkezleri hayata geçiriyoruz.
2005 yılından itibaren çalışanlarımıza hizmet veren Psikolojik Danışma Merkezi aracılığıyla, çalışanlarımızın günlük yaşamlarının ve iş hayatlarının zorluklarıyla baş etmelerini kolaylaştırırken ruhsal alanlarda koruyucu ve geliştirici bir destek almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Merkez ve fabrikalarımızda yüz yüze danışmanlık hizmeti olarak sürdürülen uygulamamız, saha çalışanlarımız için ise online olarak gerçekleştiriliyor. İş-özel hayat dengesi, stres, anksiyete ve depresyon, işyerindeki ilişkiler, duygusal sorunlar, evlilik, aile veya ilişki güçlükleri, travmatik olaylar, yas dönemleri, danışılan konulardan başlıcalarıdır. Ayrıca şirket psikoloğumuzun bilgilendirme yazılarını Bilim Portal’de ve Bilim Ailem dergisinde paylaşıyor, Ayın Konuğu uygulamasında konuşmacı olarak yer almasını sağlıyoruz.
Bir başka destek uygulaması olarak geliştirdiğimiz Hukuk Danışma Birimi ise gerek çalışanların, gerek aile bireylerinin zihinlerini meşgul eden ve stres kaynağı olabilecek hukuki sorulara cevap bulmalarına destek olmak üzere 2009 yılında oluşturuldu. Çalışanlarımızdan gelen sorular hakkındaki bilgilendirmeler avukatımız tarafından yapılır ve araştırma gerekiyorsa en kısa sürede geri dönülerek, derlenen bilgiler danışana iletilir.
Çalışanlarımız ve ailelerinin sigorta satın alma ihtiyaçlarını etkin yönetebilmelerine destek olmak üzere oluşturulan Sigorta Danışmanlığı hizmetimiz ile de sigorta ve reasürans brokerliği firması “Affinity Projesi” kapsamında çeşitli sigorta ürünleri (kasko, konut, trafik, ferdi kaza, acil yardım, eğitim, bireysel emeklilik) ile ilgili çalışanlara özel çalışmalar sunulmasını sağlıyoruz.
Danışma merkezlerimizle ilgili çalışanlarımızdan aldığımız geri bildirimler her zaman çok pozitif. Ayrıca uygulamalarımızla ilgili birçok firma ile kıyaslama görüşmeleri yaparak uygulama örneklerimizi paylaşıyoruz.
W - 2005 yılından beri uyguladığı Executive e-MBA programını oluşturmuş. Programda verilen dersler YÖK ve uluslararası platformda akreditasyona sahip. Bu bence çok ilginç ve önemli bir proje, mezun sayınız nedir bu sadece Bilim İlaç üyelerine mi açık? Türkiye de başka örneği var mı?
EB - Kıyasıya rekabetin yaşandığı iş dünyasında fark yaratmak amacıyla, çalışanlarımızın gelişimine çok önem veriyoruz ve Executive e-MBA’in yanı sıra, çalışanlarımızın kendi yönetsel becerilerini değerlendirmelerini sağlayan simülasyonlar, gelişim proje çalışmaları, ulusal ve uluslararası sosyal sorumluluk ve gönüllülük projeleri, bilgi paylaşım platformları ve farklı eğitim projeleri gibi birçok farklı ve yenilikçi öğrenme ortamı yaratıyoruz.
Executive e-MBA programımız, günümüzün dinamik ve rekabetçi ortamında çalışanlarımızın gelişim ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ve bizim beklentilerimiz ile örtüşecek bir yapıda tasarlandı. Programdan en önemli beklentimiz, çalışanlarımızı yenilikçi iş çözümleri yaratmaya da teşvik etmesiydi ki beklentilerimizi bu noktada karşıladı.
Tüm yönetici ve uzman pozisyonundaki çalışanlarımız için uygulanan Executive e-MBA programından şimdiye kadar 270 çalışanımıza, 8 modüllük MBA programı sağladık ve 44 çalışanımızın mezuniyetini coşkulu bir törenle kutladık. 2005 yılından beri uygulanan ve insan kaynakları politikamızın da esas aldığı, çalışanlarımıza sürekli öğrenme-gelişim ortamı oluşturma yaklaşımıyla, kuruluşumuzun mevcut ve gelecekteki yetkinlik ihtiyaçlarını karşılamak amacını taşıyan program sayesinde, çalışanlarımız profesyonel bilgi birikimlerinin yanı sıra akademik gelişim imkânına da sahip oldular. Executive e-MBA programı kapsamında dersler YÖK nezdinde ve uluslararası platformda akreditasyona sahip olduğundan isteyen çalışanlar yüksek öğrenim diplomasına çevirme şansına da sahip.
W - Her ayın ilk salı günü kendini çalışanlarının sorunlarını dinlemeye adayan, her 6 ayda bir çalışanlarıyla vizyon toplantıları yapan, her ay kapısını farklı sektörlere açan Bilim hep farklı işler yapmakta, Benchmark – kıyaslama için Türkiye de örneğiniz var mı?
EB - İnsan sağlığını direkt olarak ilgilendiren zor ve hassas bir sektörün içinde bulunmamız nedeniyle, kuruluşumuzdan bu yana kaliteyi, müşteri ve çalışan mutluluğunu hep ön planda tuttuk,hatta şirket felsefesi olarak benimsedik. 1998 yılında itibaren uygulanan, yeniden yapılanma projeleriyle Toplam Kalite felsefesinin temellerini atarak, EFQM (European Foundation for Quality Management - Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı) Mükemmellik Modeli çerçevesinde, çağdaş yönetim odaklı çalışmalar başlattık. 1998 yılından itibaren uyguladığımız EFQM Mükemmellik Modeli kapsamında, kıyaslama çalışmaları artık bizim için bir şirket kültürü haline gelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, birçok firma için kıyas örneği olarak kabul edilmekle birlikte, günümüzün hızla gelişen inovatif iş dünyasında her gün yeni bir uygulama hayata geçiyor ve kıyaslama çalışmaları bizim de bu yenilikleri takip etmek için önemli araçlarımızdan biri haline geliyor.
Kıyaslama yaptığımız kuruluşlarda EFQM Mükemmellik Modeli ve bulunduğumuz olgunluk seviyesi itibariyle belirli kriterlerin olmasına dikkat ediyoruz. Kıyaslama yapılacak kuruluşun ilgili konuda “kendi sınıfında en iyi uygulama olması” veya EFQM Mükemmellik Modelini benimsemiş olması, olmazsa olmazlarımız arasında.
Devam edecek…
Önceki bölümler:
http://winally.com/gorusler_1063_Hedef,_Hiz,_Eylem,_Sonuc,_Surdurulebilirlik_-_II
http://winally.com/gorusler_1043_Bilim_Ilac_Bir_Okuldur!
|